Kerim Kur'an'ın Türkçe Meali; Erhan Aktaş

(Nâs) 114:6.

114:6. “Cinlerden ve insanlardan.1

1- Görünen ve görünmeyen, bilinen ve bilinmeyen, tanınan ve tanınmayan; herkesten, her şeyden. “İns ve cinn”, Kur’an’da birleşik bir ifade olarak kalıp şeklinde kullanılmaktadır. Bu terkibe, “insanlar ve cinler” şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. İns ve Cinn terkip olarak: Yerli - yabancı, tanıdık - tanımadık, bilinen- bilinmeyen kimseler; diğer bir ifade ile herkes, her kim varsa demektir. “Ne var, ne yok” her şeyi içine alan bir anlama sahiptir. Bu terkipteki cinn sözcüğü, “görünmez olan, dumansız ateşten yaratılmış varlık” anlamındaki cinn değildir. Kur’an’ın; Cahiliye’nin cinn algısı bağlamında, cinn kavramını kullanmış olmasının cinler hakkında ontolojik bilgi olarak görülmesi önemli bir yanılgıdır. Kur’an, Cahiliye’nin cinn algısını sapkınlık olarak nitelemekte ve Cahiliye’nin cinlere atfettikleri nitelikleri reddetmektedir. Kur’an’a göre; cinlerin, üstün varlıklar ve üstün güçlere sahip olduğu inancı cahili bir inançtır. Müşriklerin; Nebiye kâhin, şair, mecnun lakabı takmaları, onların cinn inançlarının bir sonucudur. Cinn, sözcük olarak, “kapalı, gözükmez varlık ve güç” demektir.


Arapça
114|6|مِنَ ٱلْجِنَّةِ وَٱلنَّاسِ+
Latin
6. Minel cinneti ven nâs(nâsi).